Artan Su Stresi ve Sigorta Sektörü
Ekosistem krizi, kentleşme ve nüfus artışıyla birlikte artan su stresi, küresel olarak giderek daha fazla alanı ve daha fazla insanı etkiliyor. Su stresi seviyesi Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tatlı su kullanımının mevcut tatlı su kaynaklarına oranı olarak tanımlanıyor[1]. Bu oranın %25’in altında olması ölçüm yapılan bölgede su stresi yaşanmadığına işaret ediyor. %25’in üzerinde bir orana sahip her bölge su stresi yaşarken, bu oranın yükselmesi stres seviyesinin arttığı anlamına geliyor. En güncel BM verileri incelendiğinde küresel su stresi seviyesinin %18 civarında olduğu görülüyor. 185 ülkenin yaklaşık üçte biri su stresi yaşıyor ve ülkelerin üçte ikisinin su stresi seviyesi 1960 yılından itibaren yükseliyor.
Yağış rejimindeki değişiklikler, kuraklık, sel, su kalitesinde azalma ve altyapı yetersizlikleri hem bireyler hem firmalar için doğrudan ve dolaylı etkiler doğuruyor. Son yıllarda yaşanan aşırı hava olayları suyun artık sadece çevresel değil, aynı zamanda finansal bir risk unsuru olduğunu da gösteriyor. Su stresinin doğurduğu finansal riskler bu tehdidin yalnızca ülkeler değil, firmalar tarafından da dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) tarafından yayımlanan BM Dünya Su Kalkınma Raporu’na göre dünya genelinde tatlı su kullanımının yaklaşık %72’si tarımdan, %15’e yakını sanayiden ve %13’e yakını evsel kullanımlardan kaynaklanıyor[2].
Üretim süreçlerinde suyu yoğun olarak kullanan tekstil, gıda, kağıt, kimya gibi sanayi sektörlerinde su stresinin artması üretim kesintilerine, maliyetlerde artışa ve ürün kalitesinde sorunlara yol açabiliyor. Bununla birlikte yağış rejimindeki değişim nedeniyle su miktarlarının azalması ve su stresinin artması hidroelektrik enerji santrallerinden üretilen elektrik miktarını azaltarak enerji arz güvenliğini de etkileyebiliyor. Diğer bir ifade ile su stresi firmaların yalnızca üretim süreçleri ve fiziksel altyapıları için değil, bilançoları için de bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.
BM verilerine göre, Türkiye %47,9’luk oranı ile su stresi yaşayan ülkeler arasında bulunuyor. Ekosistem krizinin etkilerinin giderek arttığı bir dönemde, Türkiye’nin su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve suyun verimli kullanılması daha da önemli bir hale geliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan Ulusal Su Planı (2026-2035)[3], suyu tüm sektörleri yönlendiren stratejik bir eksen olarak ele alıyor. Hazırlanan bu plan ile birlikte içme-kullanma suyu kaynaklarının korunması ve su kaynakları yönetiminde doğa temelli çözümlerin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Tarımsal sulama verimliliğinin ve sanayide su kazanımının artırılması ile içme suyu kayıplarının azaltılması da hedefler arasında. Bu çerçeveden bakıldığında Ulusal Su Planı, suyun korunması için tüm sektörlerin bir araya gelmesi gerektiğini vurguluyor.
Tam bu noktada sigorta sektörü, sektörel etkileri dolayısıyla gıda güvencesi ve enerji arz güvenliği gibi yaşamı etkileyen alanlarda kendisini gösteren su stresinin yönetilmesinde destekleyici bir rol oynuyor. Su riskinin ölçülmesi, riskin transferi ve tüm paydaşların konuya dair farkındalığının artırılması konusunda katkı sunabilecek olan sektör, su riskini gözeten yatırım modellerinde bir paydaş olabiliyor. Örnek vermek gerekirse Güney Afrika’da bir hidroelektrik enerji santraline sahip bir firma ile Descartes isimli bir sigorta firması santrale gelen suyun yağış eksikliği nedeniyle azalması durumunda oluşacak gelir kaybının karşılanması için uzun dönemli bir parametrik sigorta sözleşmesi imzalayarak bu santralin yatırım kararında rol oynuyor[4]. Bir başka örnek olarak Kırgızistan’da bir sigorta programı kapsamında aşırı kuraklığa karşı oluşturulan bir endeks ile hayvancılık yapan çiftçilere destek verilmesi de sayılabilir[5].
Tüm bu çerçevede suyu girdi olarak kullanan faaliyetler açısından sigorta sektörünün bu katılımı oldukça değerli. Sigorta firmaları parametrik sigorta gibi ürünler ile su risklerine karşı direnç kazanmak için yenilikçi stratejileri benimseyen müşterilerine destek verip birçok kritik alanda faaliyet gösteren şirketlerin yatırımlarını su stresi temelli finansal risklerden koruyarak kalkınma yolunda en büyük paydaşlardan biri oluyor.
Can Hakyemez
Enerji ve Kaynak Araştırmaları Ekip Lideri
TSKB Ekonomik Araştırmalar
[1] Birleşmiş Milletler Çevre Programı. https://sdgs.unep.org/article/2b1-level-water-stress-freshwater-withdrawal-proportion-available-freshwater-resources
[2] Birleşmiş Milletler Dünya Su Kalkınma Raporu, 2026. https://www.unwater.org/publications/un-world-water-development-report-2026
[3] Ulusal Su Planı (2026-2035), 2026. https://www.tarimorman.gov.tr/SYGM/Haber/1362/Ulusal-Su-Plani-_2026%E2%80%932035_-11063-Sayili-Cumhurbaskanligi-Karari-Ile-14-Mart-2026-Tarihli-Ve-33196-Sayili-Resm%C3%AE-Gazetede-Yayimlandi
[4] Sigorta Gelişim Forumu, 2025. https://www.insdevforum.org/wp-content/uploads/2025/03/IDF_Case_Study_Descartes_Hydropower_2025.pdf
[5] Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, 2024. https://www.undp.org/sites/g/files/zskgke326/files/2024-10/undp_gcc_parametric_insurance_to_build_financial_resilience.pdf
Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar
Meblağ Sigortalarında
Hak Sahipliği Sorgulama
Size en iyi deneyimi sunmak için web sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Çerezler, sunmuş olduğumuz hizmetlerin size özel ve tercihlerinize göre kişiselleştirilmiş içerikler olarak sunulmasına imkan tanır. Çerez Politikamızı inceleyerek çerezler hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Çerez bilgilerinizin kişiselleştirme, hedefleme ve reklamcılık faaliyeti gerçekleştirilmesi amacıyla işlenmesini kabul ediyor musunuz?
Site’nin işlevselliğini arttırmak ve kullanım kolaylığı sağlamak. Örneğin, Site’yi ziyaret eden ziyaretçinin daha sonraki ziyaretinde kullanıcı adı bilgisinin ya da arama sorgularının hatırlanması, oturum açan üyelerin Site’de farklı sayfaları ziyaret ederken tekrar şifre girmelerine gerek kalmaması.
Site’yi analiz etmek ve Site’nin performansını arttırmak. Örneğin, Site’nin üzerinde çalıştığı farklı sunucuların entegrasyonu, Site’yi ziyaret edenlerin sayısının tespit edilmesi, Site’nin kullanım istatistiklerinin raporlanması ve buna göre performans ayarlarının yapılması ya da ziyaretçilerin aradıklarını bulmalarının kolaylaştırılması.
Kişiselleştirme, hedefleme ve reklamcılık faaliyeti gerçekleştirmek. Örneğin, ziyaretçilerin görüntüledikleri sayfa ve ürünler üzerinden ziyaretçilerin ilgi alanlarıyla bağlantılı reklam gösterilmesi. Aynı zamanda Site içerisinde kullanıcıya özel içeriklerin sunulmasının sağlanması.
Reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve verimliliğini artırmak. Örneğin, Site’de gördüğünüz bir reklama tıklayıp tıklamadığınızın, eğer reklam ilginizi çektikten sonra o reklamın yönlendirdiği sitedeki hizmetten faydalanıp faydalanmadığınızın tespit edilmesi. Bu kapsamda tarafınıza ilgi alanlarınıza yönelik reklamların çıkarılması ve gösterilen reklam sayısının sınırlandırılması.