Anadolu Sigorta Genel Müdürü Musa Ülken: “Sigorta hasarları akıllara genelde kazalar veya terör eylemleri sonrasında gelse de, aslında bu iki alandaki zararlar, sektörümüzün karşı karşıya olduğubir diğer tehdidin karşısında daha geri planda kalıyor. Sigorta sektörü için yakın gelecekte karşılaşacağımız esas büyük tehlike, doğal afetlerin yaratacakolduğu tahribattır.”
Dünya üzerindeki rakamlar hakkında bilgi veren Musa Ülken özellikle deprem gibi afetlerin büyük yıkıma yol açtığı ama bu gerçeğin, doğal afetlerden sadece deprem ciddi zarara sebep oluyor şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtti.
Özellikle iklim değişikliği sonucu oluşabilecek yeni risklere karşı hazırlandıklarını ifade eden Musa Ülken, Anadolu Sigorta olarak risk değerlendirme parametrelerini yeni bilgiler ışığında düzenli olarak güncellediklerini vurguladı.
Munich Re ve Insurance Information Institute tarafından yapılan araştırmalara göre 2014’ün genelinde tüm dünyada doğal afetlerin sebep olduğu sigorta edilmişzararın boyutu 31 milyar dolar, toplam ekonomik maliyeti ise 110 milyar dolar oldu. 10 yıllık ortalamaya bakıldığında ise ekonomik zarar senede ortalama 190 milyar dolara kadar çıktı. Bu rakamın 58 milyar dolarını sigorta edilmiş zararlar oluşturdu.
Yalnızca 2011 yılında Japonya’da meydana gelen depremin yarattığı tahribat yaklaşık yarım trilyon dolara yaklaştı ve bu deprem, modern zamanların en fazla ekonomik zarara yol açan doğal afetlerinden birisi olarak kayıtlarda yerini aldı. Ancak frekans sayısı fazla olan sel, su baskını, yer kayması, fırtına, dolu gibi doğal afetlerin de toplamda ciddi zararlara sebep olduğu görülüyor.
2014 Yılında Avrupa’da En Fazla Hortum Görülen 5. Ülke…
Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan 2014 Yılı Afet Raporu”na göre; yalnızca geçen sene Türkiye’de toplam 24 bin 13deprem, 25 hortum afetinin meydana geldiğini işaret eden Musa Ülken, “Türkiye geçtiğimiz yıl, hortum gibi ülkemizle çok da özdeşleştirmediğimiz bir doğal afette dahi, vaka sayısında Avrupa’da 5. sırada yer aldı” dedi.
Musa Ülken; “Dolayısıyla son derece somut ve belki de zaman içerisinde daha da kötüye gitme eğilimi olan bir tehditten bahsediyoruz. Doğal afetlerin ne zaman olacakları ve ne kadar zarara yol açacakları konusunda genel anlamda fikir sahibiyiz. Ancak sorun; tek tek vakaların,genelde tahminlerden daha olumsuz sonuçlara yol açabilmesi” diye konuştu.
Musa Ülken sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Katastrofikolarak adlandırılan bu riskler, gerçekleştikleri anda geniş bir bölgede çok fazla sayıda kişi ve kurumu etkileyebilme potansiyeline sahip. Anadolu Sigorta olarak, işte bu sebeple, doğal afet risklerinin en doğru şekilde ölçümlenmesi konusunda,uluslararası saygınlığıolan kurum ve kuruluşlarla iletişim halindeyiz. Ayrıca bu alanda bilimsel çalışma yapan yerel uzmanların sahip olduğu bilgi ve tecrübeden de faydalanıyor ve kendi uzmanlığımızı ileriye taşıyoruz.
Bu çalışmalarla, doğru risk için sigortalılarımıza doğru fiyat ve şartların sunulmasını amaçlıyoruz. Bu yolla ülke ekonomisinin doğal afet kaynaklı risklerden korunması yolunda da bir adım attığımızı düşünüyorum.”
Amacımız her durumda sigortalımızın yanında olmak…
Anadolu Sigorta’nın 2014 yılı içerisinde doğal afetlerden kaynaklanan hasar ödemelerineilişkin de bilgi veren Musa Ülken; sözlerine şöyle devam etti;
2014’ün tamamında 621adet fırtına zararı ödemişken, bu yılın sadece ilk 9 ayında bu sayı 3’e katlanmış durumda, aynı şekilde pek çok riskin temsil edildiği, doğal afetlerden kaynaklanan hasar adetlerine baktığımızda ilk 9 ayda, bir önceki senenin tümünün,iki katına eşdeğer bir rakama ulaşıyoruz. Tüm bu datalar bizlere, gitgide daha sık bir şekilde, doğal afethasarları ile karşılaşmaya başladığımızı gösteriyor.
Bu noktada önemli olan, bu hasarlarla başa çıkabilecek mali yeterliliğe sahip olmak ve sadece rekabete göre değil, bilimsel temele dayanan adil bir fiyatlandırma politikasını oturtabilmiş olmak.
“Türkiye’nin en köklü sigorta şirketi olarak Anadolu Sigorta’nın bu iki alanda doğru rotayı izlediğini söyleyebilirim. Yaptığımız çalışmaların temelde tek bir hedefi var. Sigortalımızınen kötü gününde bile yanında olmak. İşte Anadolu Sigorta olarak bütün bu çabalarımızın gerçek nedeni budur” dedi.
Daha düşük prim için kendinizi riske atmayın
Daha düşük prim alabilmek adına doğal afetlerle ilgili risklerin teminat kapsamına çıkarılmasının sakıncalarına değinen Musa Ülken, sözlerini şu şekilde tamamladı.
DASK’a tabi konut veişyerleri için zorunlu deprem sigortası mutlaka yaptırılmalıdır. Ayrıca satın alınan konut ve işyeri poliçelerinde doğal afet riskleri için teminat verildiğini kontrol etmek, primden tasarruf etmek amacıyla bu teminatları almamazlık da etmemek gerekir.
Bu riskler, kişi veya kurumların hayatında az sıklıkla gerçekleşse de, meydana geldiğinde ciddi ölçekli zarara sebep olabilir. Böylesi durumlarda büyük kayıplar yaşamamak için bu teminatlarınmuhakkak poliçelerde yer alması gerekir.
Maalesef 1999 yılındaki büyük Marmara depremi, Van depremi veya Artvin’deki sel hadisesi gibi olaylarda bu konuda çok sayıda acı tecrübe yaşanmıştır.”
Hak Sahiplerince Aranmayan Paralar
Meblağ Sigortalarında
Hak Sahipliği Sorgulama
Size en iyi deneyimi sunmak için web sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Çerezler, sunmuş olduğumuz hizmetlerin size özel ve tercihlerinize göre kişiselleştirilmiş içerikler olarak sunulmasına imkan tanır. Çerez Politikamızı inceleyerek çerezler hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Çerez bilgilerinizin kişiselleştirme, hedefleme ve reklamcılık faaliyeti gerçekleştirilmesi amacıyla işlenmesini kabul ediyor musunuz?
Site’nin işlevselliğini arttırmak ve kullanım kolaylığı sağlamak. Örneğin, Site’yi ziyaret eden ziyaretçinin daha sonraki ziyaretinde kullanıcı adı bilgisinin ya da arama sorgularının hatırlanması, oturum açan üyelerin Site’de farklı sayfaları ziyaret ederken tekrar şifre girmelerine gerek kalmaması.
Site’yi analiz etmek ve Site’nin performansını arttırmak. Örneğin, Site’nin üzerinde çalıştığı farklı sunucuların entegrasyonu, Site’yi ziyaret edenlerin sayısının tespit edilmesi, Site’nin kullanım istatistiklerinin raporlanması ve buna göre performans ayarlarının yapılması ya da ziyaretçilerin aradıklarını bulmalarının kolaylaştırılması.
Kişiselleştirme, hedefleme ve reklamcılık faaliyeti gerçekleştirmek. Örneğin, ziyaretçilerin görüntüledikleri sayfa ve ürünler üzerinden ziyaretçilerin ilgi alanlarıyla bağlantılı reklam gösterilmesi. Aynı zamanda Site içerisinde kullanıcıya özel içeriklerin sunulmasının sağlanması.
Reklam kampanyalarının etkinliğini ölçmek ve verimliliğini artırmak. Örneğin, Site’de gördüğünüz bir reklama tıklayıp tıklamadığınızın, eğer reklam ilginizi çektikten sonra o reklamın yönlendirdiği sitedeki hizmetten faydalanıp faydalanmadığınızın tespit edilmesi. Bu kapsamda tarafınıza ilgi alanlarınıza yönelik reklamların çıkarılması ve gösterilen reklam sayısının sınırlandırılması.